Anasayfa Bilimsel Yayınlar
 
Yüz Gençleştirme

YÜZ GERME

Ameliyatsız yöntemlerle yüzü gençleştirmek mümkün müdür?

Belli bir yere kadar mümkündür. En azından süreci geciktirmek mümkündür. Yüzde yaşlılık belirtileri; kişinin yaşına, ailesel genetik özelliklerine, beslenme şekline, sigara alışkanlığına ve güneş etkisine ne kadar maruz kaldığına göre değişir. Bunun yanı sıra çeşitli kozmetik ürünler, botoks, laser, peeling gibi uygulamalar yaşlılık izlerini tamamen yok etmese bile geciktirir. Son zamanlarda sarkıklıkların giderilmesi için özel askı dikişleri de piyasaya sürülmüştür. Bu şekilde küçük bir cerrahi müdahale ile bir süreliğine sarkıklıkların toparlanması mümkün hale gelmiştir.

Madem yüz gençleştirmede pek çok yöntem var, plastik cerrahlar yüz germe ameliyatlarından neden hala vazgeçmediler?
Aslında biz değil hastalar bu ameliyatlardan vazgeçmediler. Hastaların talebi olduğu sürece yüz germe ameliyatları yapılmaya devam edecektir.

Hastaların talebi neden devam ediyor?
Çünkü piyasaya çıkan kozmetik ürünlerin, dolgu maddelerinin, diğer müdahale yöntemlerinin hiçbirisi yüz bölgesinde cerrahi müdahale kadar etkin, kalıcı ve yüzü üç boyutlu olarak gençleştirecek kadar başarılı değildir.

Ameliyat öncesi bilmem gerekenler nelerdir?
Öncelikle ayna karşısında yüzünüzün hangi özelliklerinden memnun olmadığınızı kendi başınıza tespit etmenizde büyük yarar vardır. Doktorunuzla görüşmenizde bunları belirtmeniz büyük kolaylık sağlar. Yüzün; alın, göz çevreleri, burun, yanaklar, ağız çevresi ve çene kısmından oluşan bir bütün olduğunu unutmamak gerekir. Buna bir de yakın komşulukta bulunan boyun bölgesi de eklenmelidir. Yaşlanma tüm bu dokuları birlikte etkileyen bir süreçtir. Bazen bir veya birkaç bölge daha çok etkilenmiş olabilir ve sadece bu bölgelere yönelik müdahale isteyebilirsiniz. Ancak istediğiniz bu bölgeler 10–15 sene önceki hallerine gelince bu sefer yüzün diğer kısımlarıyla doğal olmayan bir tezat oluşturabilirler. Doktorunuz, en doğal ifadeyi koruyarak sizi genç göstermek için gerekli önerilerde bulunacaktır.

Ameliyat nasıl yapılır?
Yüz germe ameliyatı genel anestezi veya lokal anestezi altında yapılabilir. Klasik yüz germe ameliyatında kesi, her iki yanda saçlı deri içinden başlar, kulak önünden geçer, kulak memesinin hemen altından kulağın arkasına kıvrılır ve buradan da tekrar kulak arkası saçlı deri içinde bir miktar daha devam eder. Bu iz uzun gibi gözükmesine rağmen, bir kısmı saçlı deri içinde, bir kısmı kulak arkasında oldukça iyi gizlenir. Kulak önü kısım ise uygun planlandığında oldukça iyi iyileşir ve fark edilmez. Bu kesilerle; şakaklar, kaşların yan tarafları, göz kenarları, yanaklar ve ağız köşesi ve çene altına doğru gelişen sarkıklıkları gidermek mümkündür. Hatta eğer gerekiyorsa boyna doğru ilerlemek ve boyun germe ameliyatı yapmak da mümkündür. Aynı işlem sırasında ayrı kesilerle göz kapağı estetiği de gerçekleştirilebilir. Tüm bu işlemler ihtiyaca uygun yapıldıktan sonra gerdirilen yüzden bir miktar da cilt çıkarılır. Ameliyattan sonra cerrahi alana genelde dren konur ve yüze özel bir pansuman uygulanır.

Ameliyat sonrası iyileşme dönemi nasıl geçer?
Yüz germe ameliyatı genelde çok ağrılı değildir. Kendinizi iyi hissederseniz aynı akşam eve çıkabilirsiniz. Drenler 24 saat sonra çekilir, bu işlem genelde ağrısız olur. İlk birkaç gün ameliyata bağlı şişlik ve morarmalar ortaya çıkabilir. Bunlar genelde 7–10 gün içinde oldukça azalır ve makyajla gizlenir hale gelir, ancak tam olarak geçmesi üç haftayı bulabilir. Dikişleriniz 5–7. günlerde alınır, bu süre sonunda işe de dönebilirsiniz.

Yüz germe ameliyatı sonrası görülebilecek istenmeyen durumlar nelerdir?
Ameliyat alanında kanama görülebilir. İyileşme sürecini etkileyecek kadar fazlaysa biriken kanın boşaltılması gerekir. Enfeksiyon son derece nadirdir. Yapılan kesilerin yakınındaki dokularda iyileşme problemleri görülebilir, bu özellikle fazla miktarda sigara içenlerde görülebilecek bir durumdur. Böyle iyileşme problemleri nadir de olsa pansumanların uzamasına ve istenmeyen izlere sebep olabilir. Uygun planlanmayan veya iyileşme problemi olan saçlı deri içindeki kesilerde saç dökülmeleri görülebilir. Ameliyat sonrası yüzde geçici bir uyuşukluk normaldir, haftalar içinde düzelir. Nadir de olsa bazı durumlarda yüz mimik kaslarını hareket ettiren sinirler zarar görebilir. Bu durum sıklıkla geçicidir ve haftalar içinde tam iyileşme ile neticelenir.

Yüzde daha az kesi yaparak yüz germek mümkün değil mi?
Eğer cildinizin durumu uygunsa mümkündür. Bu amaçla plastik cerrahide endoskopik yöntemler kullanılmaktadır. Basitçe bu yöntem saçlı deriye ve ağız içine sadece 1,5–2 cm.lik kesiler yaparak cilt altı dokuları ve cildi gerdirme işidir. Ancak bu yöntemle sarkık cildi çıkartmak mümkün olmadığından özellikle ileri yaş grubunda cildi gevşek ve kırışıklığı fazla olan hastalar için uygun değildir.

 

ALIN GERME, KAŞ ASMA

 

Yaşla birlikte alında ve kaşlarda ne gibi değişiklikler olur?
Gençken düz ve gergin bir alına sahipken ilerleyen yıllar içinde alın derisinde enine kırışıklıklar giderek artar. İki kaş arasında, özellikle kaş çatarken ortaya çıkan dikine kırışıklıklarsa zamanla artık kalıcı hal alırlar ve kişiye devamlı sinirli, öfkeli bir ifade verirler. Gençken, kaşla göz arası mesafe daha uzundur ve kaşların yay gibi bir kavsi vardır. Yaş ilerledikçe yerçekiminin de etkisiyle kaşlar aşağıya doğru yer değiştirir, göze daha yakın pozisyona gelirler ve kavis düzleşir. Bu da kişiye yorgun bir yüz ifadesi verir ki kişi ne kadar iyi uyumuş ve dinlenmiş olsa da bu ifadeyi üzerinden atamaz. 

O zaman yapılması gereken nedir?
Ameliyatsız yöntemler olarak botoks ve dolgu maddeleriyle alın bölgesindeki kırışıklıkları gidermek ve kaşlarda bir miktar kavis oluşturacak bir etki elde etmek mümkündür. Bu yöntemler genelde hafif ve orta derecede problemli durumlarda, bazen ayrı ayrı, bazen de birlikte kullanıldıklarında etkili olmaktadır. Ancak etkileri geçicidir. Daha uzun süreli etki isteyen hastalarda veya ileri derece problemli durumlarda cerrahi seçeneğini düşünmek gerekir. 

Alın germek ve kaş asmak için ameliyat seçenekleri nelerdir?
Burada da birkaç alternatif vardır. Ancak akılda kalması gereken bir konu genelde işlem ne kadar basitse kalıcılık da o kadar kısa olmaktadır. Örneğin yakın zamanda geliştirilen özel dikişlerle küçük bir müdahale ile kaş dokusu yukarı taşınmaktadır. Bu işlem lokal anesteziyle gerçekleştirilir ve oldukça etkin bir sonuç alınır. Kaş asmak için benzer bir işlem de saçlı deri içine çok küçük kesiler yaparak kaşa ulaşmak ve kaşı yukarı taşıma işidir. Bu işlemlerde tüm alın bölgesine değil, sadece kaş etrafındaki dokulara müdahale edilir.  

Daha kapsamlı yöntemler nelerdir?
Klasik alın germe ameliyatında bir kulaktan diğerine tüm saçlı deri boyunca kesi yapılıp bu kesi yoluyla tüm alın dokusu üst göz kapaklarına kadar serbestleştirilir. Bu sayede tüm dokular yukarıya taşınabilir. Böylece kırışıklıklar giderildiği gibi aynı zamanda kaş çatma kasları da zayıflatılarak kaşlar arasında oluşan oluklar düzleştirilebilir. Bu yöntemle, gerektiğinde cilt fazlasını da çıkarmak ve oldukça kalıcı sonuçlar almak mümkündür. Ancak yapılan kesi çok uzun olduğu için bu yöntem giderek daha az plastik cerrah tarafından tercih edilir olmuştur. Yerine, endoskopik yöntemle alın germe tekniği yaygın hale gelmiştir. Böylece sadece 1.5-2 cm.lik kesilerle açık yöntemle yapılan işlemlerin tamamı (cilt çıkarma hariç) kapalı yöntemle de yapılabilir hale gelmiştir. 

Ameliyatlar sonrası iyileşme dönemi nasıldır?
Eğer lokal müdahalelerle sadece kaş asmaya yönelik işlemler yapıldıysa aynı gün eve çıkabilir, ertesi gün işinize dönebilirsiniz. İşleme bağlı bir miktar şişme ve morarma olabilse de günlük hayatınızı etkilemez. Açık veya endoskopik yöntemlerle alın germe ameliyatı lokal anesteziyle de olabileceği gibi hasta rahatlığı açısından genel anestezi de tercih edilebilir. Bu durumda belki bir gece hastanede kalmanız gerekebilir. Şişlik ve morarma biraz daha fazla olabilir, işe dönüşünüz 5–7 günü bulabilir. Dikişleriniz de bu süre içinde alınmış olacaktır.

 

BOYUN GERME, GERDAN DÜZETİLMESİ

 

Yaşlanmayla birlikte boyunda oluşan değişimler nelerdir?
Yaşlanmayla birlikte boyun derisi gevşer ve sarkar. Derinin altındaki kas dokusu da aynı değişikliğe uğradığından boyunda enine ve boyuna katlantılar oluşabilir. Çeneyle boyun arasındaki açı, gençlikte daha diktir. Yaşla birlikte bu açı genişler. Eğer çene altına yağ birikimi de olduysa bu açı daha da genişler ve gerdan oluşur.  

Gerdan oluşumu sadece yaşla mı ortaya çıkar?
Şart değil. Bazı kişilerde genç yaşta da çene ve boyun arası açı geniştir. Bu tamamen yapısal bir durumdur. Yaşı ileri olan bazı insanlarda da boyunda yaşlılık belirtileri olmasına rağmen gerdan görünmez. 

Boyun ameliyatlarının yüz gençleştirmedeki önemi nedir?
Yüz, boyun üzerinde yükselen bir yapıdır. Estetik bir bütünlük için birlikte değerlendirilmesi gerekir. Her durumda olmasa bile çoğu zaman birlikte müdahale, alınacak sonucu daha anlamlı kılar. Ancak, nispeten daha genç yaşta, asıl sorunu gerdan bölgesinde olan hastalara, sadece bu bölgeye müdahale ile de başarılı sonuç elde edilebilir. 

Gerdan düzeltilmesi için yapılabilecek ameliyatlar nelerdir?
Çeneyle boyun arasındaki açıyı dikleştirmek için genelde iki yöntemden biri seçilir. Bu bölgede yağ birikimi fazlaysa liposakşın yapılabilir. Bir diğer yöntem de çenenin hemen altından yapılan 3–4 cm.lik bir kesiyle söz konusu yağların açık yöntemle alınmasıdır. Eğer boyundaki kaslarda gevşeme varsa bu yöntemle kaslara da müdahale ederek gerginleştirmek de mümkün olur. 

Boyun germe ameliyatı nasıl yapılır?
Bu ameliyat aslında yüz germe ameliyatının devamı niteliğindedir. Lokal veya genel anestezi tercih edilebilir. Birlikte yapıldıkları takdirde ek kesi gerekmez. Kulak önünden başlayan, kulak memesinin hemen altından kulak arkasına kıvrılan ve oradan da saçlı derinin içine doğru ilerleyen bir kesi yapılır. Cilt altındaki kas dokusu gerginleştirilir, cilt gerdirilerek fazlası çıkarılır ve yeniden şekillendirilir. Aynı seansta, eğer gerekliyse çene altı kesisiyle gerdan bölgesine müdahale etmek de mümkündür. Birlikte müdahaleyle boyunda oluşan kıvrımların oldukça etkili şekilde tedavisi mümkündür. 

Ameliyat sonrası iyileşme dönemi nasıldır?
Genelde aynı gün eve çıkabilirsiniz. Şiddetli ağrı pek beklenmez, hatta ameliyatın özelliğinden ötürü başlangıçta birkaç hafta süreyle ameliyat bölgesinde his kaybı olur. İlk birkaç gün içinde şişlik ve morarma normaldir.  Bu şikâyetleri en azda tutmak için özel bandajlar ve soğuk uygulaması faydalıdır. Genelde iki gün sonra banyo yapılabilir. İlk 5–6 gün içinde şişlik ve morarmalar oldukça geriler, ancak tamamen geçmesi 3 hafta kadar sürebilir. Dikişler 5–7. günlerde alınır ve bu süre içinde işinize dönebilirsiniz.

Ameliyat sonucu oluşabilecek istenmeyen durumlar nelerdir?
Ameliyat alanında kanama görülebilir. Eğer iyileşmeyi bozacak kadar kanama olursa biriken kanı boşaltmak için müdahale gerekebilir. Enfeksiyon nadirdir. Dikiş hatlarında iyileşme gecikmesi ve doku kaybı olursa yara izleri belirgin hale gelebilir.

 

GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ

 

Göz ve göz çevresinde yaşlanmayla ne gibi değişiklikler olur?
Kaşlar düşer, kirpiklerle kaşlar arası mesafe azalır. Bu kişide yorgun bir ifadeye neden olur. Üst göz kapağı cildinin katlantısı artar, ileri durumlarda üst göz kapağı, gözün renkli kısmının üzerine doğru iner. Alt göz kapağını yanlarda kemiğe asan bağların gevşemesiyle göz badem şeklini kaybeder, giderek yuvarlaklaşır. İleri durumlarda ise bu nedenle kirpiklerin dışa dönüklükleri artar, gözyaşı dolaşımı etkilenir, bu da gözde yaşarma, yanma, batma hissi yapabilir. Özellikle alt kapaktaki yağların fıtıklaşmasıyla gözaltı torbalanmaları oluşur, bu da kişiye yorgun bir ifade verir. Göz kenarlarında ise, göz çevresi kaslarının aktiviteleri sonucu, kırışıklıklar oluşur.  

Göz kapağı estetiği tüm bu sorunlara çare olabilir mi?
Kaşların düşmesi ve göz kenarlarındaki kırışıklıklar hariç, tüm bahsedilen problemler alt ve üst göz kapaklarına yönelik müdahalelerle düzeltilebilir. Kaşların düşmesi ve göz kenarındaki kırışıklıklar için ise tavsiye edilebilecek yöntemler, duruma göre; botoks, alın germe ve yüz germedir.

Üst göz kapağına yönelik estetik müdahale nasıl yapılır?
Bu ameliyat genelde lokal anesteziyle yapılır. Ancak çoğu zaman yüz gençleştirmeye yönelik bir ameliyatın parçası olarak da yapılabilir. Bu durumda genel anestezi uygulanabilir. Ameliyatta, üst göz kapağında sarkıklık yapan cilt fazlası uygun miktarda çıkarılır. Bu alan dikildikten sonra dikişler göz kapağı katlantısına gelecek şekilde ayarlandığı için iz problem olmaz. Eğer bu alanda yağ fıtıklaşması varsa, ya fıtıklaşan zayıf duvar güçlendirilir, ya da dışarı sarkan yağlar uygun miktarda çıkarılır. Aynı anda eğer göz kapağında düşüklük varsa bunu da gidermek mümkündür.  

Alt göz kapağına yönelik estetik müdahale nasıl yapılır?
Bu ameliyat da tek başına yapılabileceği gibi başka ameliyatların bir parçası olarak yapılabilir. Üst göz kapağından farkı burada cilt fazlasından ziyade derindeki dokuların gevşekliği sorundur. Alt kapakta kesi kirpiklerin hemen altından yapılır. Bu bölge iyi iyileştiğinden ve kirpiklerle de gizlendiğinden iz sorun olmaz. Alt kapakta fıtıklaşan yağ dokuları varsa (ki genelde vardır) ya bunların duvarı güçlendirilir, ya da yağ dokularının yerlerini değiştirerek gözaltı torbalanmaları giderilir. Nadir olarak da yağ çıkartmak gerekebilir. Eğer alt kapakta gevşeme varsa, kapağı gözün kenarına asan bağlar güçlendirilir. Böylece hastanın gözü, gençlikteki gibi badem gözlü hale gelir. Eğer hastada cilt çıkarılmayacak, sadece gözaltındaki torbalanmalara müdahale edilecekse göz kapağının içinden bir kesi yapmak da mümkündür. Böylece görünür yerde bir iz bırakılmaz. 

Ameliyat sonrası iyileşme nasıl olur?
Göz kapağı cildi çok ince olduğu ve çok iyi kanlandığı için ameliyat sonunda bir miktar şişme ve morarma muhakkak olacaktır. Buz uygulayarak ve gerekli ilaçları alarak birkaç gün içinde bu şişlik ve morlukların büyük kısmından kurtulmak mümkündür. Ancak tam anlamıyla geçmesi için 2–3 hafta beklemek gerekebilir. İyileşme dönemi genelde sorunsuzdur. Aynı gün eve çıkabilirsiniz. Sadece üst kapaklara müdahale yapılmışsa 2–3 gün içinde işe dönebilirsiniz. Hem alt hem üst kapaklara müdahale yapılmışsa bu süre birkaç gün daha uzayabilir. Dikişleriniz genelde 4. gün alınır.  

Bu ameliyatlardan sonra ne gibi istenmeyen durumlar olabilir?
En istenmeyen durum derin dokularda olabilecek kanama sonucu gözün etkilenmesi ve geçici veya kalıcı görme alanı kayıplarıdır. Böyle bir şüphe erkenden müdahale etmeyi gerektirir. Ancak bu son derece nadir görülen bir komplikasyondur ve bugüne kadar bildirilmiş sınırlı sayıda olgu vardır.
Göz kapaklarında oluşabilecek istenmeyen katlantılar ve çekintiler, görülebilecek diğer problemlerdir.

 

ENDOSKOPİK YÖNTEMLER

 

Endoskopik cerrahi nedir?
Endoskop denen aletin kullanıldığı ameliyat yöntemidir. Endoskop, ucuna bir kamera yerleştirilmiş uzun bir borudur. Bu kamera yardımıyla cerrahi alanın görüntüsü bir televizyona verilir. Böylece normalden çok daha küçük kesiler yaparak ekrandaki görüntü yardımıyla ameliyatı kapalı yöntemle gerçekleştirmek mümkündür. 

Endoskopik yöntemler plastik cerrahide hangi alanlarda kullanılır?
En yaygın kullanıldığı alan, alın germe ve kaş kaldırmadır. Bunun dışında,  yüz germe yöntemi olarak da sık kullanılmaktadır. Bazı meme büyütme tekniklerinde de endoskopik yöntemler tercih edilmektedir. Bunun dışında, meme dikleştirme, meme küçültme, karın germe ameliyatlarında da sınırlı deneyimler vardır.

Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma için kimler uygun hastadır, ameliyat nasıl yapılır?
Açık yöntemle alın germe ameliyatında yapılabilecek her şey endoskopik yöntemle de yapılabilir. Sadece, cilt fazlasını çıkartmak gereken durumlarda bu yöntem kullanılamamaktadır (ki alın bölgesi için böyle durumlar oldukça nadirdir). Ameliyatta, saçlı deri içinde birkaç bölgeye 1,5–2 cm. uzunlukta kesiler yapılır. Bu kesilerden, endoskop ve cerrahi aletler kullanılarak tüm alın derisi göz kapakları seviyesine kadar serbestlenir. Germe işlemi yapılır ve sonucun kalıcı olması için sabitlenir. Aynı teknikle kaşları da yukarı kaldırmak mümkündür. 

Endoskopik yüz germe için kimler uygun hastadır, ameliyat nasıl yapılır?
Alın bölgesinden farklı olarak yüz bölgesinde yaşla birlikte cilt sarkıklığı daha belirginleşir. Belli bir yaştan ileri hastalarda etkin bir sonuç alabilmek için fazla cildi çıkarmak gerekir. Bu cildin elastikiyetine de bağlıdır. Bu yüzden endoskopik yüz germe adayı hastalar genelde orta, orta-üst yaş grubunda cilt elastikiyeti yeterli olan hastalardır. Aksi halde açık yöntemle yüz germek daha uygun olabilir. Ameliyat alın germe ameliyatının devamı şeklindedir. Saçlı deriden yapılan kesilere ilave olarak ağız içinden de 2 cm. kesi yapılır. Hem yanak cildi ve ağız köşeleri, hem de cildin altında zamanla sarkıklık gösteren yağ yastıkçıkları yukarı doğru taşınır. Yanaklara 20’li yaşlardaki gibi dolgun bir şekil verilir.

Ameliyatlar sonunda iyileşme dönemi nasıldır?
İşlemler için genel anestezi tercih edilir. Bu yüzden doktorunuz bir gece hastanede kalmanızı önerebilir. Yapılan işleme bağlı olarak ilk 1–2 gün yüzde, göz çevrelerinde şişlik ve morluk olur. Bunlar ilk bir hafta içinde büyük oranda geriler. Ameliyat sonunda eğer dren yerleştirilmişse, bu dren genelde ertesi gün çıkarılır. Ağrılı bir işlem değildir. Dikişleriniz 7–10. günler arasında alınır. Bu süre sonunda işinize de dönebilirsiniz. 

Ne gibi istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir?
Ameliyatın büyük bölümü endoskop yardımıyla, büyütme altında yapıldığından istenmeyen kanama gibi durumlar son derece nadirdir. Yüz bölgesinin beslenmesi de oldukça iyi olduğundan enfeksiyon da nadirdir. Genelde en büyük şikâyet ameliyat sonrası dönemdeki şişliklerden olmaktadır. Ancak bu da kısa dönemde düzelir.

 

Tasarım - Forum